17 Mayıs 2011 Salı

Sözcük Türleri

Cümlenin Öğeleriyle İlgili Önemli Notlar

BASİT SIRALI VE BİRLEŞİK CÜMLELER

SÖZCÜKTE YAPI

Zarflar

ZARFFiilleri, fiilimsileri, sıfatları veya zarfları yer.yön, zaman, miktar, durum ve soru yoluyla belirten, niteleyen, tamamlayan kelimelere zarf denir. Zarflar isim soylu kelimeler olmalarına rağmen çekim eki almazlar.
Zarf Çeşitleri

1. Yer - Yön Zarfları:
Fiilin veya fiilimsinin yönünü belirten zarflardır. Yer - yön zarfını bulmak için fiile "nereye, hangi yöne, ne tarafa..." gibi sorular sorulur.
Zil çalınca aşağı inmişler. Biraz ileri gider misiniz? Onu görünce içeri girmedi. Kağıdını verenler dışarı çıksın.

2. Zaman Zarfları: Fiillerin olma, yapılma zamanlarını belirten zarflardır.
Zaman zarflarını bulmak için fiile " ne zaman, ne zamana kadar, ne kadar zaman..." gibi sorular sorulur.
Sinemaya daha geçen hafta gitmiştik.
Yola sabah çıkarsak Malatya'ya akşam olmadan önce varırız.
Akşam size geleceklermiş.
Sınavımız dün yapılmıştı.
Onu tanıdığımdan beri başım dertten kurtulmuyor.
Büyüklerimizi sadece bayramlarda değil her zaman hatırlamalıyız.
Bir ilkbahar sabahı güneşle uyandın mı hiç?
Dedem koynunda yattıkça benimsin ey güzel toprak!

3. Durum (Nitelik) Zarfları: Fiillerin oluş, meydana geliş biçimini belirten zarflardır. Durum zarfını bulmak için fiile " nasıl, niçin, neden, ne türlü, ne gibi..." soruları sorularak bulunur.
Kalemi şöyle tutacaksın. Bunları boşuna anlatıyorsun.
Gönüllü asker gibi davranıyordu. Uzaklardan sadece seni görmek için geldim. Bıkmadan usanmadan yazıları inceledi. Yanıma usulca yaklaştı. Kapıyı açarak dışarıya çıktı.

4. Miktar (Nicelik, Azlık - Çokluk) Zarfları: Fiilleri, sıfatları, zarfları miktar ve sayı bakımından belirten zarflardır. Miktar zarfını bulmak için fiile, sıfata, zarfa " ne kadar" sorusu sorulur.
Hastanın yanında az oturulur.
Çok güzel bir akşam geçirdik.
Her zaman fazla konuşur.
Pek yavaş yürüyorsun.
Buradan daha rahat bir yer düşünemiyorum.
Miktar Zarflarında Anlam Dereceleri

1. Eşitlik Derecesi:
iki kavramın herhangi bir özellik bakımından eş değerde olduğunu belirten miktar zarfıdır. Eşitlik derecesi kadar ve gibi kelimesiyle sağlanır. Sıfatların önünde bulunur.
Senin bugün cennet kadar güzel vatanın var.
İpek kadar yumuşak saçlara sahip.
Onun kadar alçak gönüllü biri görülmemiştir.

2. Üstünlük Derecesi: Karşılaştırılan iki kavramdan birinin daha üstün olduğunu belirten miktar zarfıdır. Üstünlük derecesi daha kelimesiyle sağlanır.
Bizden daha yorgun görünüyorlar. Kardeşimden daha uslu bir çocuk yoktur. Bunlardan daha anlaşılmaz şeylerdi.

3. En Üstünlük Derecesi: Benzerleri arasında en iyi, en üstün olanı belirtmeye yarayan miktar zarfıdır. En üstünlük derecesi en kelimesiyle sağlanır.
En yüksek dağa tırmanmaya hazırlanıyor. En sorumsuz kişi, sen olmalısın. En zorlu yolculuğumuz buydu.

5. Soru Zarfları: Fiilin olma, meydana gelme sebebini soran zarflara denir. Okulundan nasıl ayrıldın? Asansöre neden binmiyorsun? Bu çiçekleri niçin sulamadın? Bizim sokakta ne yapıyorlar?
Yapılarına Göre Zarflar

1. Basit Zarf:
Hiçbir yapım eki almamış, hiçbir
isim veya fiilden türetilmemiş, kök hâlindeki zarf-
lardır.
az dün
akşam zor
henüz hiç
çok şimdi
pek yukarı
2. Türemiş Zarf: İsim, sıfat ve zarflara yapım eki eklenerek oluşturulan zarflardır.
yavaş-ça
usul-ca-cık
akşam-leyin
su-suz
dur-gun
korku-suz
ön-ce
erken-den
3. Birleşik Zarf: İki veya daha fazla kelimenin bir araya gelerek oluşturdukları zarflara denir.
akşam + üstü başı + boş birden + bire öyle D o+ile böyle Q bu + ile nasıl D ne + asıl niçin D ne + için bu + gün

4. Kelime Öbeği Hâlinde Zarflar: İki veya daha fazla kelimenin öbek (grup) hâlinde yazılmasıy-la oluşan zarflardır.
bir gece
bir yaz akşamı
bu öğlen
bol bol
ağır ağır
ara sıra
çok iyi
pek fazla
arada sırada
çocuklar gibi
biraz daha
er geç

Zamirler

ZAMİR (ADIL)İsim olmadıkları hâlde isimlerin yerine kullanılan kelimelere zamir denir. Zamirler isimlerin yerini tuttuğu için isim konumundadırlar. İsimlere gelen bütün ekler zamirlere de gelir.
Zamir Çeşitleri

1. Kişi (Şahıs) Zamiri:
Kişi isimlerinin yerini tutan zamirlerdir.
ben sen o biz siz onlar
Sabah yatakları ben topladım.
Bu konuda senin de fikrini almak istiyorum.
Anahtar onda değilmiş.
Buraya bizden önce gelenler olmuş.
Toplantıyı size haber vermediler mi?
Doğumgünüme onları da çağıracağım.

2. Dönüşlülük Zamiri: Kişi zamirleri içinde de gösterebileceğimiz dönüşlülük zamiri kendi kelimesidir. İyelik eklerini alarak şahıs zamirlerinin yerine kullanılır. İsim tamlamalarında tamlayan ve tamlanan olabilir. Eylemin etkisini artıran bir görevi de vardır.
Yemekleri kendim yaptım.
Kendini özlettirdin.
Mektubu kendisine vermemi söyledi.
Kendimizle gurur duyuyoruz.
Bu konuda kendinizden şüphe duymalısınız.
En iyisini kendileri bilir.

3. İşaret Zamiri: İşaret ederek isimlerin yerini tutan zamirlerdir.
bu şu o bunlar şunlar onlar
Kimseye bunu anlatmadım.
Şunu masanın üzerine bırakır mısın?
Onu saksıya dikelim.
Çantaya bunları da koyalım.
Şunları bulaşık makinasına yerleştirir misin?
Yerden onları toplayacak mı?
• öteki, beriki kelimeleri de işaret zamiri olarak kullanılır.
Ötekini almayı unutmayalım. Berikinin paslandığını gördüm.
• o kelimesi cümleye göre işaret sıfatı, işaret zamiri veya şahıs zamiri olarak görev almaktadır. Belirleyici unsur ismin yerine kullanılıp kullanılmamasıdır. İsmin yerine kullanılmışsa zamir, ismi işaret ediyorsa sıfattır.
Önemli işlere hep o çağrılıyor, (şahıs zamiri) O en çok sevdiğim gömleğimdi. (işaret zamiri) Bize o konuyu anlatmadılar, (işaret sıfatı)

4. Belgisiz Zamir: Ne olduğu, kim olduğu bilinmeyen isimlerin yerine kullanılan zamirlerdir.
Çoğu, benimle aynı fikirdeydi. Televizyonun sesini biri kapatsın. Bazıları uzun yolculuğu hiç sevmez. Kimi top oynuyor, kimi de salıncakta sallanıyordu.
Seni herkes tanıyor. Bu soruyu hiçbiri cevaplayamadı. Aldıklarımızın her biri değerliydi. Hepsi ilk elemeleri geçti.

5. Soru Zamiri: İsimlerin yerini soru yoluyla karşılayan zamirlerdir.
Merdivenlerden çıkan kim? Kutunun içinde ne var? Size gizli gizli neler anlattı? Çoraplardan hangisini istiyorsun? Portakallar kaça?
Yapılarına Göre Zamirler

1. Basit Zamir:
Hiçbir yapım eki almamış, kök hâlindeki zamirlerdir.
ben o biri kim kaç ne şey falan çoğu şu bunlar siz

2. Birleşik Zamir: İki kelimenin bir araya gelerek oluşturduğu zamirlerdir.
hiç + bir bir + azı bir + çoğu her + biri hiç + kimse bir + kaçı her + kes her + hangi biri

Sıfatlar

SIFATVarlıkların özelliklerini belirten, onları belirsiz şekilde tanıtan, soran ya da sayılarını bildiren kelimelere sıfat denir. Sıfatlar genellikle isimlerle birlikte kullanılır. İsimlerden önce gelerek onlarla birlikte sıfat tamlaması oluşturur. Sıfatlar çekim eklerini almaz, çekim eki alan sıfatlara adlaşmış sıfat denir:
Küçük camı kırdı. (Sıfat)
Küçükler, oyun oynuyorlar. (Adlaşmış sıfat)
yeşil gömlek bütün evler bozulan oyuncaklar
Sıfat Tamlaması (Sıfat + İsim)hangi yol dört yumurta yürüyen oyuncaklar görgüsüz insanlar
Sıfat Çeşitleri
1. Niteleme Sıfatları
Varlıkların şeklini, durumunu, rengini, nasıl olduklarını belirten sıfatlara denir. İsimlere "nasıl?" sorusu sorularak bulunur.
mavi gök uzun koridor yalnız adam
korkusuz asker yapışkan çocuk iyi insan
lezzetli yemek sarı saçlar
2. Belirtme SıfatlarıBu sıfatlar dört bölümde incelenir.

a. İşaret Sıfatları: isimleri, yerine ve uzaklığına göre belirten, işaret eden sıfatlara denir. İşaret sıfatları bu, şu, o'dur. Bu sıfatların dışında işaret sıfatı olarak beriki, öteki gibi kelimeler de kullanılır.
bu şehir şu ev
o öğrenci öteki daire
beriki ağaç
b. Sayı Sıfatları
Asıl Sayı Sıfatı: İsimlerin sayılarını gösteren sıfatlardır. Bu sıfatlar tam sayılı anlatımlardır, iki kavun on beş kitap otuz altı kişi yüz elli yarışmacı

Sıra Sayı Sıfatı: isimlerin sırasını, derecesini bildiren sıfatlardır, "ilk" ve "son
birinci sıra dokuzuncu sayfa
son imparator ilk yarış
altıncı çocuk kırkıncı kasaba
yüzüncü müşteri

Üleştirme (Paylaştırma) Sayı Sıfatı: İlgili olduğu ismi sayı bakımından bölme, ayıma, eşitleme .paylaştırma yönünden belirten sıfatlardır. Paylaştırma sayı sıfatı yapan ek -ar; -şar ekleridir.
beşer ayva yedişer fındık onar kişi birer hasta

• Kesir Sayı Sıfatı: isimlerin bütününe göre eşit parçalarını belirten sıfatlardır.
yarım saat çeyrek ekmek
onda altı pasta iki buçuk ay beşte bir hisse yüzde yüz oylama

c. Belgisiz Sıfat: İsimlerin rengini, durumunu,
şeklini, sayısını açıkça belli etmeyen, isimleri belir-
siz bir şekilde anlatan sıfatlardır.
her akşam birkaç soru
hiçbir söz bir parça
herhangi bir yer bazı dergiler
biraz korku

d. Soru Sıfatı: İsimleri sorarak belirten sıfatlardır,
hangi oda kaçıncı raf
kaçar elma kaç kişi
ne vakit nasıl iş
neredeki örtü
Sıfatların Pekiştirilmesiİsimlerin başına gelen sıfatların anlamını güçlendirmek ve pekiştirmek amacıyla bazı ek veya tekrarlarla sıfatın güçlendirilmesine pekiştirme denir. Pekiştirme şu yollarla yapılır:

a. m, p, r, s sesleriyle: Sıfatın ilk hecesindeki ünlüye kadar olan kısım alınır, m, p, r, s seslerinden uygun olan biri eklenip sıfatın başına ilave edilerek yapılır.
mas-mavi gökyüzü yem-yeşil örtü kap-kara bir gece ter-temiz ev sap-a-sağlam diş sım-sıcak yatak

b. İkileme (tekrar) Yöntemiyle: Bazı sıfatlar art arda tekrar edilerek pekiştirme görevini üstlenirler.
uzun uzun kavaklar siyah siyah gözler iri iri adamlar güçlü güçlü işçiler kısa kısa yazılar yorgun yorgun yüzler

c. "mi" soru edatıyla: Tekrar edilen sıfatların arasına "mi" soru edatı eklenerek yapılır.
soğuk mu soğuk bir kış kısa mı kısa bir etek güzel mi güzel bir kız yaşlı mı yaşlı bir adam

Sıfatlarda Küçültme
Sıfatlar sonuna -ce, -çe, -cık, -çık, -msı, -mtı-
rak eklerinden birini alarak anlamlarında daralma, küçülme sağlar.
büyük-çe bir taş
kısa-cık yelek
sarı-msı yüz
mavi-mtırak bir renk
uzun-ca bir mektup

Sıfatların AdlaşmasıNiteleme sıfatlarıyla kurulan bazı sıfat tamlamalarında kimi zaman isim düşer ve ismin görevini
sıfat üstlenir. İsmin yerine de geçen bu durumdaki sıfatlara adlaşmış sıfat denir.
Yaşlı insanlara saygılı olun. □ Yaşlılara saygılı olun.
Çalışkan öğrenciyi severim. □ Çalışkanı severim. Suçlu adamı götürdüler. 0 Suçluyu götürdüler.
Yapılarına Göre Sıfatlar

1. Basit Sıfat:
Hiçbir yapım eki almamış, kök hâlindeki sıfatlardır.
Yeni gözlüklerini takmış.
Tiyatroya ûç biletim var.
Şimdiye kadar kaç kitap inceledin.
Odadaki her eşyanın yerini değiştirdik.
Bu evde oturuyorlar.

2. Türemiş Sıfat: Bir isim veya fiile yapım eki getirilerek oluşturulan sıfatlardır.
Etrafa suçlu gözlerle bakıyor, (suç-lu) Yorgun haliyle çok komik görünüyordu, (yor-gun) Sulu şakalar yapmaktan vazgeç, (su-lu) Bencil davranışlarından dolayı arkadaşlarını kaybettin, (ben-cil)
Dün izlediğimiz film, korkunç bir filmdi, (kork-unç)

3. Birleşik Sıfat: İki ya da daha fazla kelimenin bir araya gelerek oluşturduğu sıfatlardır.
Çok canayakın biriydi. Ağaçtan birkaç elma daha toplayalım. Hiçbir arkadaşım aramadı. Karayağız bir delikanlıydı. Ev sahibimiz kadar hoşgörülü bir insan tanımadım.

4. Kelime Grubu Hâlindeki Sıfatlar: İki veya daha fazla kelimenin bir öbek oluşturarak bir araya gelmesiyle meydana gelen sıfatlardır.
Sarı işlemeli ceketten ben de istiyorum. Birbirimize uzun uzun şiirler okuduk. Yakası kirli, yamalı bir gömlekle karşımda oturuyordu.
Mermer zeminli çarşısıyla ünlüydü burası.

Anlatım Bozuklukları

ANLATIM BOZUKLUĞU

1. Kelimelerin Yanlış Anlamda Kullanılması:
Sözü söyleyenin, kullandığı kelimenin anlamını tam olarak bilmemesinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.
• Sokakları kapsayan çöpleri, belediye bir türlü kaldırmıyor.
kapsayan: dolduran
• Davranışlarıyla arkadaşlarının üzülmesini sağladı.
üzülmesini sağladı: üzülmesine neden oldu

2. Aynı Anlama Gelen Kelimelerin Kullanılması: Söyleyeceklerimizi en az kelimeyle anlatmalıyız. Buna duruluk denir. Cümlede gereksiz kelimelerin kullanılmasından ve duruluğun bozulmasından doğan anlatım bozukluğudur.

• Öğretmeniyle bütün ders boyunca tartıştı. ("bütün" kelimesi gereksiz)
• Sanırım o da sizi bekliyor olmalı, ("koyu renkli" kelimelerden biri çıkarılmalı)
• Bu iş yerinde aşağı yukarı üç-dört yıldan beri çalışıyorum, ("aşağı yukarı" kelime grubu gereksiz)

3. Anlamca Çelişen Kelimelerin Kullanılması: Anlam yönünden birbiriyle çelişen kelimelerin kullanılması, anlamın bulanık ve ifadenin çelişkili olmasına sebep olur.
• Bu istek, hiç şüphesiz onun kulağına gitmiş olabilir, ("koyu renkli" kelimelerin ifade ettiği anlam birbiriyle uyumsuz)
• Bundan aşağı yukarı tam iki yıl önceydi. ("aşağı yukarı" ve "tam"kelimelerinin ifade ettiği anlam birbiriyle uyumsuz.)

4. Söz Dizimi Yanlışları (Kelimelerin Yanlış Yerde Kullanılması): Özellikle sıfat ve zarfların uygun yerlerde kullanılmamasından doğan anlatım bozukluklarıdır.
• Haber programları tekrar tekrar vurulan sivilleri gösteriyordu.
Doğru dizim: (Haber programları vurulan sivilleri tekrar tekrar gösteriyordu.)
• Cumhurbaşkanı birkaç gün içinde yapımı tamamlanan fabrikayı hizmete açacak.

Doğru dizim: (Cumhurbaşkanı yapımı tamamlanan fabrikayı birkaç gün içinde hizmete açacak.)

5. Özne Eksikliği: Bu tür hatalar genellikle birleşik cümlelerde yapılır. Birleşik cümledeki yargılar tek özneye bağlanmak istenir. Eğer cümlelerin özneleri farklıysa anlatım bozukluğu ortaya çıkar.

• Katilin tabancası alındı, karakola götürülerek sorgusuna başlandı.
(bu cümlenin ikinci bölümünün öznesi "ka-tH'dir.Söylenmediği için karakola götürülüp sorgusuna başlananın, birinci cümlenin öznesi olan "katilin tabancası" olarak algılanmaktadır.)

6. özne - Yüklem Uyuşmazlığı: Bir cümlede özne ile yüklem; kişi, teklik - çokluk, olumluluk - olumsuzluk bakımlarından uygun olmalıdır.
Otobüste bir ben bir de o yaşlı adam kalmıştı, (kalmıştık)
Yürümekten ayaklarım ağrıyorlar, (ağrıyor) Hiçbirimiz onu yeteri kadar tanıyorduk, (tanımıyorduk)
Eve geç döneceğimi sen de o da biliyordu.
(biliyordunuz)
Kimse seni suçlamadı; sana hak verdi. (....; herkes sana hak verdi)

7. Nesne Eksikliği: Birleşik cümlelerde iki farklı yüklem vardır. Fiil kökenli yüklemlerin bazıları nesne ister, bazıları istemez. Nesne isteyen fiil cümlelerinde nesneyi kullanmamak hataya sebep olur.
• Her gün ona telefon açıyor ve çok sevdiğini söylüyordu.
Her gün ona telefon açıyor ve onu çok sevdiğini söylüyordu.
• Doktor, çocuğun dişini çekip eve gönderdi. Doktor, çocuğun dişini çekip onu (çocuğu) eve
gönderdi.

8. Dolaylı Tümleç Eksikliği: Birleşik cümlelerde dolaylı tümleç isteyen fiileri dolaylı tümleçsiz kullanmak hataya sebep olur.
• Onu gördü ve her şeyi anlattı. Onu gördü ve ona her şeyi anlattı.
• Hasan, benden nefret ediyor, düşmanca davranıyordu.
Hasan, benden nefret ediyor, bana düşmanca davranıyordu.

9. Yüklemin Yanlış Kullanılması: Birleşik cümlelerde fiillerin çatı, olumluluk - olumsuzluk bakımlarından uyuşmamasından doğan hatadır.

• Bir şişe kolonya alınarak hastayı ziyaret etti.
edilgen etken
• Bir şişe kolonya alınarak hasta ziyaret edildi.
edilgen etken
• Bir şişe kolonya alarak hastayı ziyaret etti.
edilgen etken
• Leyla Hanım oldukça titiz fakat kibirli değildi.
Leyla Hanım uldukça titizdi fakat kibirli değildi.

10. Yüklem Eksikliği: Farklı yüklem isteyen birleşik cümlelerde yüklemlerden birinin kullanılmaması ndan doğan hatadır.
• Sabaha kadar dans ve müzik dinlediler. Sabaha kadar dans ettiler ve müzik dinlediler.

• Başbakan fabrikaya geldiğinde halk oyunları ve kurban kesilerek karşılandı.
Başbakan fabrikaya geldiğinde halk oyunları oynanarak ve kurban kesilerek karşılandı.

11. Tamlama Yanlışlıkları: Tamlayanın belirsizliği, cümlede anlam kopukluğuna sebep olur.
• Geldiğini görmedim, (senin geldiğini mi onun geldiğini mi?)
• Çocuk ilgi ister çünkü ilgisizliğe tahammülü yoktur.
Çocuk ilgi ister çünkü çocuğun ilgisizliğe tahammülü yoktur.
• Doğa ve toplumsal olayları inceledik.
Doğa olaylarını ve toplumsal olayları inceledik.
• Vali her konuda tüm ölemleri alması gerekirdi. Valinin her konuda tüm önlemleri alması gerekirdi.

12. Noktalama Eksikliği: Adlaşmış sıfatlar-
dan, sıfat-fiillerden sonra ya da özneyi belirlemek
için özneden sonra virgül kullanmak gerekir. Kulla-
nılmazsa cümlede anlam ikiliği oluşur.
• Kapıcı kadın yazarımızla görüştü. Kapıcı, kadın yazarımızla görüştü.
• Genç kızın elindeki çantayı almaya çalıştı. Genç, kızın elindeki çantayı almaya çalıştı.
• İhtiyar polis müdürüne her şeyi anlattı. İhtiyar, polis müdürüne her şeyi anlattı. İhtiyar polis, müdürüne her şeyi anlattı.

13- Yardımcı Fiilin Eksikliği
Cümlede yardımcı fiilin gerektiği hâlde bulunmaması anlatım bozukluğuna neden olur.
Öğretmen, öğrencilerin sorular karşısında sabırlı olmalı ve yılgınlığa düşmemelidir.

14- Gereksiz Yardımcı Fiillerin Kullanılması
Yardımcı fiilin, gerekmediği yerde kullanılması cümlede sadeliği bozar.
"Öğrenciler, tarih öğretmeninden konunun tek rarı isteğinde bulundular." cümlesinde "tekrarı iste ğinde bulundular" yerine "tekrarını istediler" deme! yeterlidir.
"Bu akşam en çok istek alan parça sanatkârlar ca okundu." cümlesinde "istek alan" yerine "isteni len" denmelidir.

15. Eklerin Yanlış Kullanılması
Durum ekleri, kip ekleri ve yapım ekleri yanlı:
kullanılarak anlatım bozukluğu yapılabilir.
"Bahçede kiraz toplayan işçiler oradan döndü, cümlesinde "oradan" yerine "oraya" olmalıdır.
"Tek hedefimiz ÖSS sınavını kazanıp iyi bir fa külteye girmemizdir." cümlesinde "girmemiz" yer ne "girmek" almalıdır.
"Akşamları bir araya gelirdik, sabaha kadar eç lenirdik." cümlesinde "gelirdik" sözcüğü "gelir" o malıdır. "Bu günlerde her şey pahalılandı." cümk sinde "pahalılandı" sözcüğü "pahalandı" olmalıdıı
"Eşyalarını yukarı kata çıkarttı." cümlesind "çık-" kökü geçişsizdir, -er, -ar eki oldurgan yapa -t eki ise oldurganlığı burada yine oldurgan olmuı tur. "çıkarttı" sözcüğü "çıkardı" şeklinde olmalıdır

 

İmla Kuralları

İMLA(YAZIM) Kuralları
I. Büyük Harflerin Kullanımı
a. Her cümleye büyük harfle başlanır.

• Elini uzatı. Benimle barışmak istedi.
b. İster cümle başında ister içinde bütün özel isimler büyük harfle yazılır.

• Dün, Yakup Kadri'nin "Yaban" adlı romanını aldım.

c. Kişi adından önce veya sonra gelen unvan adları da büyük harfle yazılır.
• Akşama Doktor Recep bizim hastayı göre-cekmiş.
• Buralarda Tilki Hüseyin'i gördünüz mü?
• Dolapları Mehmet Usta'ya yaptırdık.

d. Belirli bir özel adı sadece unvanıyla kullanmak istediğimizde unvan kelimesinin de ilk harfi büyük yazılır.

• Halk Cumhurbaşkanı'nı coşkuyla karşıladı.
e. "dağ, deniz, göl, nehir" kelimeleri özel isimle birlikte kullanılırsa büyük harfle başlayarak yazılır.
• Van Gölü'nde ulaşım neyle sağlanıyor?

f. Belirli bir günden bahsederken ay ve gün isimleri büyük harfle yazılır.
• 25 Nisan Pazar günü nikahımız var.

g. "dünya, güneş, ay" kelimeleri terim anlamlarında kullanıldıklarında özel ad oldukları için büyük harfle yazılır.
• İlkokulda öğrendiğiniz gibi Ay Dünya'nın, Dünya da Güneş'in çevresinde döner, (terim anlamı)
• Bu fani dünyada hiçbir idealim kalmadı.
• Okulu bitirmeme iki ay kaldı.

h. Yazı başlıkları, eser adları, Kitap, gazete, dergi isimleri büyük harfle yazılır. Eğer bu isimlerin arasında bağlaç varsa bağlaç küçük harfle yazılır.
• Vatan yahut Silistre
• Bilim ve Teknik
• Leyla ile Mecnun
• Savaş ve Barış
ı. Tarihî olay, çağ ve dönem adları büyük harfle başlar.
• Kurtuluş Savaşı, İlk Çağ, Cilâlı Taş Devri...
II. Kesme İşaretinin Kullanımı

a. Özel isimlerden sonra gelen çekim ekler kesme işaretiyle (') ayrılır.

• Adıyaman'a
• Başak'ı
• Güneydoğu'ya
• Anadolu'da
• Ali'yle
• Irak'a
• Sinekli Bakkal'mış
• Suna'ysa...

Özel adlara yapım eki geldiğinde bu ekler kes me işaretiyle ayrılmaz.
• Balıkesirli
• Mehmetsiz
• Atatürkçülük

b. Kısaltmalar ek aldıklarında bu ekler de kes me işaretiyle ayrılır. Ek, kısaltmanın son kelimes nin okunuşuna göre yazılır.
• DSİ'de (Devlet Su İşleri'nde)

III. -ler Çoğul Ekinin Yazımı
Özel isimlerin ardından gelen -ler eki kelime; bitişik yazılır.
• Bugün bize Nerminler gelecek.
• Savaşta İngilizlerle birlik oldular.

IV. "mi" Soru Edatının Yazımı
"mi" soru kelimesi her zaman sonuna geld kelimeden ayrı yazılır. İki görevi vardır:

a. Kullanıldığı cümleyi soru cümlesi hâline g<
rir.
• Arkadaşın Koray mıydı?
• Bütün soruları cevapladınız mı?
b. İki cümleyi zaman ve sonuç bakımından birbirine bağlar.
• Börek yaptı mı bizi de mutlaka çağırırdı.

V. "ki" Bağlacının Yazımı
"ki" bağlacı başlı başına bir kelimedir ve bu yüzden ayrı yazılır.
• Şarkıyı o kadar etkili söyledi ki gözlerimin yaşarmasını engelleyemedim.
• Öyle yalan söylemiş ki şimdi içinden çıkamıyor.
• Bebek o kadar sevimli ki...

VI. "-ki" Ekinin Yazımı
Daima eklendiği kelimeyle birleşik yazılır.
• Onun saçları seninkilerden daha koyu.
• Vitrindeki kıyafeti çok beğendim.
• Dünkü yarışmayı izlemedik.

VII. "de" Bağlacının Yazımı
Daima cümleden ayrı yazılır, "dahi", "bile" anlamı katan bu bağlaç kelimeden kesme işaretiyle de ayrılmaz.
• Ayağın tökezlese de düşmeyeceksin.
• Biz de gelecek miyiz?
• Burada da bir huzursuzluk var.

VIII. Yardımcı Fiillerin (Eylemlerin) Yazımı
Türkçede isimlerle birlikte kullanılan yardımcı tüller vardır, et-, kıl-, ol-, eyle-, buyur- yardımcı fi-ileri sonuna geldiği isimlerin bazılarıyla birleşik, bazılarıyla ayrı yazılır. Bazı kullanımlarda ses düşmesi, ses türemesi, ünsüz yumuşaması gibi ses olayları gerçekleşiyorsa isimle yardımcı fiil birleşik yazılır. Eğer ses olaylarından hiçbiri gerçekleşmi-yorsa isimle yardımcı fiil ayrı yazılır.
• Teklifimizi kabul etmediler.
• Olayı öğrenince kahroldu.
• "de" bağlacını -de ekinden ayırmanın yolu cümleden o "de" yi çıkartmaktır. De'yi çıkarttığınızda anlam bozulmuyorsa bağlaç, anlam bozuluyorsa ektir.

• Sabreyle gönül.
• Onlara minnet etme.

IX. ikilemelerin Yazımı
İkilemeler, iki kelimeden oluşan, anlamı güçlendirmek için kullanılan ve ayrı yazılan kelime öbekleridir. İkilemelerin arasına kesinlikle virgül konulmaz.
• Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.
• Nişan eş dost arasında yapıldı.
• Üzerinde eski püskü bir gömlek vardı.

X. Tarihlerin Yazımı
Tek basamaklı gün ve ay sayılarının başına "0" rakamı yazılabilir. Tarihler arasına, eğer rakamla yazılmışlarsa "." işareti konur. Ay, ad olarak yazılmışsa tarihler arasına bir işaret konmaz.
• 15.04.2003 •06.12.1998
• 7 Mayıs 1997
 

Fiilimsiler

FİİLİMSİLER (EYLEMSİLER)
Fiilimsiler, fiilden türeyen isim, sıfat, zarf ve bağlaç görevleriyle kullanılan sözcüklerdir. Ancak fiilin bildirdiği iş, oluş, durum kavramını kök veya gövdelerinde taşırlar ve cümleye katarlar. Bu yönleriyle diğer fiilden türemiş sözcüklerden ayrılırlar.
Fiilimsiler kök veya gövdeleriyle, sözcüğe kılış, durum veya oluş anlamlarından birini katarken, ekleriyle de ad, sıfat, zarf veya bağlaç görevlerinden birini yüklenirler. Fiilimsiler zaman belirtir ama şahıs eklerini almazlar, isim çekim eklerini alırlar. Bu yüzden fiiller gibi çekimlenemezler, isimler gibi çekimlenirler. Olumsuzluk eki alarak -me, -ma ekini alırlar. Bu durumu aşağıdaki örnekle görelim :

örnek:
Derse çalış -an çocuk odaya gir -diğimi duymadı.
kök fiilimsi eki kök fiilimsi eki

Tanı - ma- dık(ğ) - ım kimselerle görüşmem.
kök fiilimsi eki
"çalışan" sözcüğünün kökü olan "çalış", eylemdir. Bir fiilimsi eki olan -an ise sözcüğe sıfat görevi kazandırmıştır. Öyleyse çalışan sözcüğü sıfat gibi görev yapmaktadır. Eylem kavramı vererek ismi nitelemiştir.
Her fiilimsi cümlede temel cümleciğin tamamlayıcısı olan yan cümleciklerin yüklemini oluşturur. Bir cümle içinde birden fazla duyguyu, düşünceyi kolaylıkla belirtmek mümkün olur. Fiilimsiler olumsuzluk eki dışında fiil çekim eklerini almazlar. İsim niteliği gösteren fiilimsiler isim çekim eklerini alır.
Örnek:
Şu geleni tanıyor musun?
yan cümle temel cümle
Sizin şiir okuyuşunuz izleyicilerce çok beğenildi.
yan cümle temel cümle
Fiilimsiler çatı eklerini de alabilirler.
Fiilimsiler farklı eklerde oluşmaları ve cümlede değişik görevler yapmaları yönünden üç bölümde incelenir: 1- İSİM - FİİLLER (MASTARLAR)

Fiil tabanlarına "-me, -ma, -mek, -mak, -ış, -iş, -uş, -üş" ekleri getirilerek yapılır. Bunlar bir iş, oluş ya da kılışın ismidir. Hem isim hem de fiil gibi kullanılırlar. Çoğul ekini ve isim durum ekini alabilirler.

Örnek:
Okumak insanın ufkunu geliştirir. Sabahleyin hafif yürümeler çok faydalıdır. Dönüşte kardeşime uğrayacağım.
İsim - fiiller, isim tamlamalarında tamlayan veya tamlanan olabilir.

Örnek:
bu gidişin sonu, sabah yürüyüşü, konuşmanın faydası, çocuğun ağlaması...

Not: -ma, -me, -mak, -mek ekiyle isim-fiil olan ve kalıcı anlam veren sözcükler eylem anlamını yitirmişse isim veya sıfat olabilir.

Örnek:
Annem dolma pişirmiş, kavurma yapmış...

"dolma, sarma, dinlenme, yazma, kavurma, kazma, uçurtma, yemek, ekmek" gibi sözcükler kalıcı isim gibi kullanılabilir.

Örnek:
Bakkaldan iki ekmek aldım, (isim)
Babam tarlaya pancar ekmek istiyor, (fiilimsi)
Arkadaşlarla kazma ve kürek alarak bahçeyi belledik, (isim)
Kardeşim tarlayı kazmaya başladı, (fiilimsi)


İş ekiyle yapılan bazı sözcükler eylem anlamını vermezse fiilimsi olmaz.

Örnek:
dikiş, çekiliş, yarış...

2- SIFAT- FİİLLER (ORTAÇLAR)

Aldıkları eklerle isimleri niteleyen fiil anlamlı sözcüklerdir. Bunlar fiil kök ya da gövdelerine;
-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş ekleri getirilerek yapılır.
örnek:
İnleyen nağmeler ruhumu sardı.
Kör olası kız bardağı kırdı.
Görür gözüm görmez oldu.
Size söyleyecek söz bulamıyorum.
O, kendisini bulunmaz Hint kumaşı sanıyor.

Sıfat-fiiller iyelik eki alarak da kullanılabilirler.

Örnek:
Geldiği gün sınıfın huzurunu bozdu. Geleceği zamanı telefonla bildirmiş.

» Not: Sıfat-fiiller tek başlarına kullanılırsa zamir olurlar. Bunlara isimleşmiş sıfat da denir.

Örnek:
Ağlayanın malı gülene fayda vermez. Alışmış, kudurmuştan beterdir.

Not: Sıfat-fiillerle, çekimli fiiller birbirine karıştırılmamalıdır. Sözcük, fiil, kişi ve zaman anlamı taşıyorsa çekimli fiildir. Bir ismi niteliyorsa sıfat-fiildir.

örnek:
Koşar adımlarla kışlaya gitti, (fiilimsi) Asker, komutanın emrine koşar, (fiil)

Not: Sıfat-fiil eklerini alan sözcükler, kalıcı isim oluşturursa sıfat-fiil özelliği taşımazlar.

Örnek:
yazar, keser, döver - biçer, düzen, çekecek, alacak, gelir, gider...

İsim—fiil ve sıfat-fiiller, öbür çekimli fiiller gibi geçişli, geçişsiz, ettirgen olurlar, etken, edilgen, dönüşlü ve işteş çatılı olabilirler.

Sıfat-fiiller, kendi öznelerini nitelerler.

örnek:
tanınmış adam (adam tanınmış)
3- BAĞ-FİİLLER (ZARF-FİİLLER, ULAÇLAR)
Aldıkları eklerle fiillerin anlamını tamamlayan ya da iki cümleyi bağlayan fiil anlamlı zarflardır.
Zarf—fiiller, isim ve fiil çekim eklerini almazlar. Zarf—fiillerin bazıları devamlılık, zaman, sebep bildirme gibi görevler üstlenirler. Asıl görevleri ise hareketin şeklini ve durumunu belirlemektir.
Bağ-fiiller, bir cümleyi diğer cümleye bağlama görevi yapar.

Örnek:
Selda dersi dinlemediğinden öğretmen onu uyardı.
Başlıca bağ-fiil ekleri şunlardır: Fiil kök veya gövdelerine gelen ekler cümlede sözcükler arasında da ilgi kurabilir.
-ip, -erek, -ken, -leyin, -meden, -meksizin, -eli, -ince, -e, -a, -dikçe, -diğinden, -esiye, -ken, -cesine, -eceğinden, -eceği gibi, -eceği için, -dığı gibi, -dığı kadar...

Bağ-fiiller cümlede genellikle zarf görevini üstlenir.

Örnek:

İnsanları öldür -esiye dövüyorlardı, (zarf) Bütün eşyalarını al-arak evden ayrılmış, (aldı ve ayrıldı) (zarf tümleci)
Aslında zaman kavramı taşımayan bu ulaçların bazıları fiilin durumunu zaman yönünden belirtebilir.

Örnek:
İstanbul'a gelince beni ara.
İstanbul'a göç edeli on yıl oldu.
Eve geldiğimde her yer karmakarışıktı.
Fiilimsilerin bir görevi de yan cümlecik oluşturmalarıdır. Yargı bildirirler fakat fiil kipleri gibi çekim-lenemezler. Bu yüzden yan cümlecik oluştururlar. Temel cümlenin yüklemi olamazlar.
içinde fiilimsi bulunan cümleler yapı bakımından birleşik cümledir. Birleşik cümlelerle yan cümlecik temel cümleciğin herhangi bir öğesi olabilir.

Örnek:
Kitap okumayı öğrenmeliyiz, (yan cümlecik, nesne)
Geç kalan otobüs bizi çok bekletti, (yan cümlecik, özne)

Kelime Çeşitleri

KELİME ÇEŞİTLERİ

FİİL (EYLEM)
Varlıkların yaptığı işleri, kılışları veya onlarla ilgili oluşları, durumları zamana ve kişiye bağlı olarak anlatan kelimelere
fiil (eylem) denir.
Adresi sorup elindeki kağıdı göstererek yanımızdan ayrıldı.
Yukarıdaki cümlede "sormak, göstermek, ayrılmak" kelimeleri iş, kılış ve oluş belirtmektedir.
Telvizyonu kapatarak odasına gitti.
En çalışkan öğrencinin adını söyleyin.
Geçen yıl birçok fidan dikmiştim ancak dört tanesi büyümüş.

Fiil Çekimi: Fiiller, çeşitli ekler alarak kendi anlamlarının yanında zaman ve kişi ifadesi de kazanırlar. Fiilin kişileri ve 
zamanları anlatmasına fiil çekimi denir. Fiil çekiminde kullanılan eklere de fiil çekim ekleri adı verilir.
Çekim eklerinden kişi ekleri, ekler konusunda ayrıca anlatıldığı için burada sadece kiplerle ilgili bilgi verilecektir.

Kip Ekleri: Bir cümledeki yargının, cümleyi söyleyenin niyeti açısından kazandığı özelliğe kip denir. Kipler, bildirme kipleri ve dilek kipleri diye ikiye ayrılır.


BİLDİRME (HABER) KİPLERİ
1. Görülen Geçmiş Zaman
(-dı/ -di, -tı/-tl)
Eylemin (fiilin) gösterdiği işin, oluşun bilinen bir geçmiş zamanda yapıldığını belirten haber kipidir. Atatürk, 1881'de Selanik'te doğdu. Tiyatroya ne zaman gittiniz? Hastayı iyi gördüler.

2. Öğrenilen (Anlatılan) Geçmiş Zaman (-mış/-miş)

Fiilin gösterdiği işin, oluşun tanık olunmayan bir geçmişte yapıldığını anlatan haber kipidir. Eylemin yapıldığını başkasından duymayı da ifade etmektedir.
Onlara gitmişsin. Bahçeyi yeni sulamışsınız. Sınavdan hepimiz iyi not almışız.

Bazı cümlelerde bu kip eylemin farkında olmadan gerçekleştiğini de belirtir. Koltukta uyuyakalmışım. Bir de baktım omzumdan atkı düşmüş.

3. Şimdiki Zaman (-yor)
Fiilin gösterdiği işin, oluşun ya da bir durumun söylenilen zamanda devam ettiğini belirten haber kipidir.
En sevdiğin yemeği yapıyorum. Beni çok mu seviyorsun? Kardeşi ortaokulda okuyor.

4. Gelecek Zaman (-acak/-ecek)
Fiilin gösterdiği işin, oluşun, durumun gelecek zamanda da süreceğini belirten haber kipidir. Asansörle üçüncü kata çıkacaksınız. Didim'e tatile gidecekler. Sınava çalışacağım.

5. Geniş Zaman (-r; -ar/-er) (olumsuzu -maz)
Fiilin gösterdiği işin, oluşun ve durumun belirli bir zamana bağlı kalmadan tüm zamanları kapsadığını belirten haber kipidir.
Her sabah yatağını kendisi toplar.
Kararımızı size en kısa zamanda bildiririz.
Bu işten anlamazsınız.
Gürültüyü duyunca onlar da koşarlar.

DİLEK (TASARLAMA) KİPLERİ 1. İstek Kipi (-a/-e)
Fiilin gösterdiği işin, oluşun ve durumun yapılmasının istendiğini belirten dilek kipidir. Bu sabah erken kalkayım. Bizi rahatsız etmeyesin. Fazla uzağa gitmeyelim. Bebeğe iyi bakasınız.

2. Dilek - Şart (Koşul) Kipi (sa/se)
Fiilin gösterdiği işin, oluşun, durumun olmasını başka bir iş, oluş, durum için şart koşulduğunu veya istendiğini belirten dilek kipidir.
Telefona cevap verseler.
Arkadaşımı arasam da birlikte sinemaya gitsek.
Konuşsan da beni gördüğünü söyleme.
Keşke sesimi duyabilse.

3. Gereklilik Kipi (-malı/-meli)
Fiilin gerçekleşmesi gerektiğini belirten dilek kipidir.
Okuduğun kitabı yarına kadar özetlemelisin.
Törene katılmalıyız.
Pastayı bir an önce getirmeliler.

4. Emir Kipi
Eylemin yapılmasını emir şeklinde belirten dilek kipidir. Türkçede emir kipinin birinci tekil ve birinci çoğul kişinin ifadesi yoktur.
2. tekil kişi eki yok 2. çoğul kişi -in; -iniz
3. tekil kişi -sın 3. çoğul kişi -sırtlar Yemeğini bitir.
Çantasını toplasın. Lütfen, içeriye girin. Tahtayı temizlesinler.

Birleşik Zamanlı Fiiller
Kip ve zaman ekleri iki tane olan fiiller birleşik zamanlıdır. Birleşik zamanlı fiiller ikinci ekleri neyse ona göre isimlendirilir. Üç çeşit birleşik zaman vardır.

1. Hikâye Birleşik Zaman: Haber veya dilek kiplerinden birini almış olan bir fiil -di ekini de alırsa hikaye birleşik zamanlı fiil olur.
bekle-miş-ti-m (anlatılan geçmiş zamanın hikâyesi)
çöz-ü-yor-du-n (şimdiki zamanın hikâyesi) dinle-y-ecek-ti (gelecek zamanın hikâyesi)
anlat-maz-dı-k (olumsuz geniş zamanın hikâyesi)
gör-meli-y-di-niz (gerekliliğin hikâyesi)

2. Rivayet Birleşik Zaman: Haber veya dilek kiplerinden birini almış olan bir fiil -miş ekini de alırsa rivayet birleşik zamanlı fiil olur.
sev-se-y-miş-im (dilek-şartın rivayeti) oku-malı-y-mış (gerekliliğin rivayeti) bitir-ecek-miş-ler (gelecek zamanın rivayeti) katıl-ır-mış-ız (geniş zamanın rivayeti) otur-u-yor-muş-sun (şimdiki zamanın rivayeti)

3. Şart Birleşik Zaman: Haber veya dilek kiplerinden birini almış olan bir fiil -sa ekini de alırsa şart birleşik zamanı olur.
kapat-tı-y-sa (görülen geçmiş zamanın şartı) tut-muş-sa-k (anlatılan geçmiş zamanın şartı)
gör-mü-yor-sa-nız (şimdiki zamanın şartı) ver-ir-se-n (geniş zamanın şartı) bul-acak-sa-m (gelecek zamanın şartı)

Yapılarına Göre Fiiller

1. Basit Fiiller:
Herhangi bir yapım eki almamış, kök hâlindeki fiillerdir. Anlamlı daha küçük bir parçaya bölünemez.
al- konuş- söyle- gez- uyu-

2. Türemiş Fiiller: Fiil ya da isim köklerine yapım ekleri getirilerek türetilen, anlamlı daha küçük parçalara ayrılan fiillerdir.

yol-la- göz-et-
bak-ın- bul-dur-
su-la- ses-len-
konuş-tur- telefon-laş-
düş-ür- az-al-
bir-ik- pat-la-
ev-len- ince-l-
mor-ar- çık-ar-

3. Birleşik Fiiller: İki ya da daha çok kelimenin bir araya gelerek oluşturduğu fiillerdir. Birleşik fiiller üç yolla oluşturulur:
a. Yardımcı fiille kurulan birleşik fiiller: İsim soylu bir kelimeyle yardımcı bir fiilin biraraya gelmesiyle oluşan birleşik 
fiillerdir. Bu fiillerde asıl anlam isim soylu kelime üzerindedir. Yardımcı fiiller etmek, eylemek, olmak, kılmak, buyurmak
fiilleridir. İsimde ses düşmesi veya ses artması olursa bitişik yazılır,
ses olayı yoksa isimle fiil ayrı yazılır.
yardım et-memnun ol-fikreyle- (fikir eyle-) kusur et-kahrol- (kahır ol-) şükret- (şükür et-)

b. Kurallı birleşik fiiller: Bir fiil kök veya göv-desiyle kalıplaşmış bir fiilin bir ekle birleşip bir araya gelmesiyle

Kurallı birleşik fiiller şunlardır:

•Yeterlilik Fiili: (bil-) Fiil kök veya gövdelerine -e bilmek, -a bilmek getirilmesiyle oluşur, konuş-a-bil-yürü-y-e-bil-
otur-a-bil-kaç-a-bil-

• Tezlik Fiili: (ver-) Fiil kök ya da gövdelerine -ı vermek getirilmesiyle oluşur.
anlay-ı-ver-sus-u-ver-bekle-y-i-ver-çekil-i-ver-

• Yaklaşma Fiili: (yaz-) Fiil kök ya da gövdelerine -e yazmak getirilmesiyle oluşur.
düş-e-yaz-
öl-e-yaz-
don-a-yaz-
oluşan birleşik fiillerdir. Bu fiillerde asıl anlam birinci kelimededir. Kalıplaşmış fiil, asıl fiilin anlamına hareketlilik kazandırır.

• Sürerlik Fiili: (edur-, egel-, ekal-, ekoy-) Fiil kök ya da gövdelerinden sonra durmak, gelmek, kalmak, koymak 
fiillerinin eklenmesiyle oluşur.
bak-a-kal-
sür-e-gel-
gid-e-dur-
al-ı-koy-

c. Anlamca kaynaşmış birleşik fiiller: İsim soylu kelimelerle bir fiilin bir araya gelerek oluşur, ağır bas-hasta 
düş-gün geçir-vaz+geç-var+say-ileri sür-
 

Sözcükte Anlam

Eş anlamlı sözcükler
Yazılışı ve okunuşu farklı, anlamları aynı olan kelimelere eş anlamlı sözcükler denir.
yıl/sene yüzyıl/asır kara/siyah kafa/baş duymak/işitmek kanun/yasa bilim/ilim öğrenci/talebe kez/defa/kere temenni/dilek, istek beyaz/ak

Zıt Anlamlı Sözcükler
Aralarında anlam ilişkisi olup birbirinin karşıtı olan kelimelere zıt anlamlı kelimeler denir.
Zıt anlamlı sözcükler olumlu olumsuz şekilde olamaz, "geldi-gelmedi" zıt anlamlı değil olumsuzdur.
var -> yok
uzun -> kısa
alçak -»yüksek
iyi -> kötü
aç -> tok
inmek -> çıkmak
zor -> kolay
gülmek -> ağlamak

Yakın Anlamlı Sözcükler
Anlam bakımından birbirine yakın olan fakat aynı anlama gelmeyen kelimelere yakın anlamlı sözcükler denir. Eş anlamlılıkla karıştırılan yakın anlamlı kelimeler arasında ince farklılıklar vardır.
sevmek -> hoşlanmak
çekinmek -> kaçınmak
yorgun -> halsiz
güzel -> hoş
söylemek -> demek
bakmak -> görmek
doğru -> dürüst

Eş sesli (Sesteş) Sözcükler
Yazılış ve okunuşları aynı fakat anlamları farklı olan kelimelere eşsesli sözcükler denir.

Yâr: Sevgili (Yârimden ayrıyım.)
Yar: Uçurum (Araba yardan yuvarlandı.)
Yüz: Surat. (Yüzünü kapama.)
Yüz: 100 rakamı (Sınavdan yüz almış.)

Bağ: Düğüm. (Ayakkabının bağı çözülmüş.) Bağ: Üzüm yetiştirilen toprak. (Bağdaki üzümler toplanmalı.)

Ortak Kökler
İsim/Fiil
göç/göçmek
barış/barışmak
boya/boyamak
Türkçede bazı kökler anlam değişmesi olmaksızın hem isim hem de fiil kökü olarak görev alırlar. Bu tür köklere ortak kök denir.

İsim/Fiil
güven/güvenmek savaş/savaşmak kuru/kurumak
İkilemeler
Anlamı güçlendirmek amacıyla aralarında çeşitli anlam ya da ses ilişkileri bulunan sözcüklerin art arda söylenmesiyle oluşan sözcük öbeklerine denir. İkilemeler üç yolla oluşturulur.
•Aynı kelimelerle oluşturan ikilemeler: yavaş yavaş
uzun uzun ağır ağır koşa koşa güle güle sarı sarı
•Yakın anlamlı sözcüklerle oluşturulan ikilemeler: eş dost
ıvır zıvır eğri büğrü eski püskü ses seda yamrı yumru
•Zıt anlamlı sözcüklerle oluşturulan ikilemeler: acı tatlı irili ufaklı az çok aşağı yukarı ileri geri